Are you the publisher? Claim or contact us about this channel


Embed this content in your HTML

Search

Report adult content:

click to rate:

Account: (login)

More Channels


Channel Catalog


Channel Description:

Ekosistemin Haber Kaynağı

(Page 1) | 2 | 3 | .... | 5 | newer

    0 0

    ÜNTES’in Ar-Ge biriminin geliştirdiği doğalgaz yakıtlı klimalar, Frankfurt’ta düzenlenen "ISH 2015 Fuarı"nda büyük ilgi gördü. ÜNTES Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, "dünyada çok az üreticisi bulunan bu ürün için çok sayıda distrbütörlük talepleri aldık" dedi.

    "Konfor Teknoloji İle Buluşuyor" sloganıyla Almanya’nın Frankfurt kentinde 250 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuara katılan ÜNTES, 98 şirketle birlikte Türkiye’yi temsil etti.

    ÜNTES ArGe bölümünde uzun çalışmaları sonucunda hazırlanan ve ÜNTES Rooftop Test ve Araştırma Laboratuvarları’nda test edilen Doğalgaz Yakmalı Rooftop Klimalar ilk defa ISH 2015 Fuar’ında sergilendi.ÜNTES Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, yeni ürün grubunun dünyadaki üretici sayısının çok az olduğu için fuarda, distribütörlük talepleri geldiğini söyledi. Bu ürünle birlikte 2018 yılı için belirledikleri 25 milyon euro ihracat hedefine bir adım daha yaklaşacaklarını anlatan Şanal, bunun altyapısını da yeni bağlantılarla fuarda oluşturdukları bilgisini verdi.

    Doğalgaz Yakmalı Rooftop Klimalar ve Soğutma Gruplarının yanı sıra Paket Klima Santralleri ve Fan Coil Üniteleri ile fuara geniş bir ürün grubuyla katıldıklarını kaydeden Şanal, “Ürünlerimiz ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görürken, ÜNTES mevcut müşterileriyle ilişkilerini pekiştirme ve yeni müşteriler ile bağlantı kurma şansı yakaladı” dedi. Fuarda, sektörün geleceği, rakipleri ve potansiyel müşteri beklentilerini belirleme fırsatı da yakaladıklarını belirten Şanal, "ÜNTES, ‘Her 1 kW’tan Emin Olun’ sloganıyla yola çıkarak, ürettiği her bir ürünü test ve araştırma merkezlerinde test ederek müşterilerin hizmetine sunmaya ve geleceğin teknolojilerini takip ederek, yeni yatırımlar doğrultusunda yeni ürünler üretmeye devam edecek” diye konuştu.

    ÜNTES’in Ar-Ge biriminin geliştirdiği doğalgaz yakıtlı klimalar hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.untes.com.tr web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Haberimizi ilkimlendirme sektöründe faaliyet gösteren okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    “Fikrini Geleceğe Taşı” sloganıyla 7.si düzenlenen Yıldızlı Projeler Yarışması'nın ödül töreni 25 Mayıs 2015 Pazartesi günü Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'nde gerçekleştirilecek.

    Bu sene Global IEEE içerisinde 2014 Darrel Chong Student Activity Award kapsamında 1 silver award ve 2 bronz awardödülünü kazanan Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü’nün “Fikrini Geleceğe Taşı” sloganıyla 7.sini düzenlediği Yıldızlı Projeler Yarışması’n da projeler 15 Aralık 2014 ve 2 Mayıs 2015 arasında alındı.

    25 Mayıs 2015 tarihindeki finalde projelerin değerlendirmesini Sanayi ve Bilim Kurulu beraber yapacak. Üniversitelerin gözde akademisyenlerinden oluşan Bilim Kurulu ve başarılı sanayicilerden oluşan Sanayi Kurulu sayesinde üniversite-sanayi işbirliği somutluk kazanacak. Ayrıca Final Günü'nde melek yatırımcıların proje sahiplerini yakından takip edeceği bir ortam olacak.

    Silikon Vadisi'nden, Kuluçka Sistemi'ne; İngiltere Warwick Üniversitesi'nden, Prototip Atölyesi'ne, çeşitli eğitim ve networking gibi birçok ödül ile kişiye ve projesine yarar sağlayacak birçok ödülün mevcut olduğu Yıldızlı Projeler Yarışması’nın her adımı YTÜ IEEE tarafından düzenleniyor.

    Bilişim, Mekanik, Sağlık ve Elektrik-Enerji olmak üzere 4 kategoriden oluşan yarışmaya toplamda 262 proje başvurusu yapıldı. Sonuçlar ise 25 Mayıs 2015 Pazartesi günü görkemli bir ödül töreni ile açıklanacak.

    Yıldızlı Projeler Yarışması 2015 Final Günü
    10.00-11.30 Finalist Proje Sunumları
    11.30- 12.30 Sergi Salonu Gezimi ve Değerlendirme
    13:00-15:00 Açılış Konuşmaları ve Ödül Töreni

    Unutmayın, 25 Mayıs 2015 Pazartesi günü Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsünün Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek "Yıldızlı Projeler Yarışması 2015" ödül törenine tüm okurlarımız davetli. Katılabilmek için ypy.ytuieee.com adresinden ücretsiz online kayıt yaptırmanız yeterli.

    Yıldızlı Projeler Yarışması 2015 hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.elektrikport.com/proje web adresini ziyaret edebilir, IEEE Öğrenci Kulübü’nün facebook ve twitter hesaplarını takip edebilirsiniz.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    MEF Eğitim Kurumları tarafından Türk ve yabancı lise öğrencileri arasındaki genç araştırmacıları desteklemek ve onları daha fazla bilimsel araştırmalara yönlendirmek amacıyla düzenlenen “24. Uluslararası Araştırma Projeleri Yarışması”nın ödülleri sahiplerini buldu.

    MEF Üniversitesi’nde 5-8 Mayıs 2015 tarihleri arasında sergilenen projeler arasında, Türkiye’den fizik alanında Kuleli Askeri Lisesi, kimya alanında İzmir Özel Türk Fen Lisesi ve biyoloji alanında Kuleli Askeri Lisesiöğrencileri birincilik ödülüne layık görüldüler.

    Yarışmaya yurt dışından katılan projeler arasında yapılan değerlendirme sonucunda ise fizik alanında Litvanya, kimya alanında Slovenya, biyoloji alanında ise Bulgaristan birincilik ödülünün sahibi oldular.

    MEF Eğitim Kurumları tarafından 1992 yılından bu yana düzenlenen ve artık uluslararası bir bilim zirvesi olarak kabul gören “Uluslararası Araştırma Projeleri Yarışması”nın ödül töreni, 8 Mayıs 2015 tarihinde MEF Okulları Ulus Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Toplam 1434 öğrenci ve 771 proje arasından gerçekleştirilen ön eleme sonucunda Türkiye genelinden 66, yurt dışından ise 25 projenin finale kaldığı yarışmada mekanik ısı ve termodinamik yasaları ağırlıklı uygulamalı çalışmalar, canlı organizmaların yapılarının anlaşılmasında optik yöntemler içeren projeler ve nanoteknolojik uygulamalar öne çıktı.

    MEF Üniversitesi’nde 5 Mayıs 2015 tarihinden itibaren üç gün boyunca sergilenerek kamuoyuna ve jüriye sunulan projelerde bu yıl en fazla dikkat çeken, öğrencilerin geçen yıllara oranla daha fazla gözlem yapmaları ve yaratıcılıklarını artırmaları oldu. Yapılan ön değerlendirme sonucunda 163 öğrencinin hazırladığı 91 projenin sergilenmeye değer görüldüğü yarışmada, jüri üyelerinin ortak görüşü projelerin neredeyse tamamının sanayiinin ihtiyaçlarına cevap verecek yeni teknolojilerle donatılmış nitelikte olduğu idi.

    MEF Eğitim Kurumları’nda okuyan öğrenciler dışında tüm gençlerin katılımına açık olarak gerçekleştirilen yarışmanın 24.’sünde, öğrencilerin yaşadıkları bölgelerin farklı ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştirdikleri de gözlemlendi.

    Her yıl daha fazla sayıda projenin sanayide hayata geçirildiği yarışmaya mimik kontrollü protez koldan, maden ocağı havalandırma sistemi tasarımına, patlayıcı maddelere karşı güçlendirilmiş beton panellerden yeni nesil yakıt piline, kanser tedavisinde yeni yaklaşımlardan üst solunum yolu enfeksiyonları tedavisine, diyabet hastaları için yer elmasından cips ve içecek üretiminden alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılabilecek yeni yöntemlere kadar farklı konularda farklı sektörlerin sorunlarına çözüm üreten birçok proje katıldı.

    Başta Türkiye olmak üzere Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Bosna Hersek, Bulgaristan, Dubai, Filipinler, Gürcistan, Hırvatistan, İsveç, Karayipler, Kırgızistan, K.K.T.C., Kosova, Letonya, Macaristan, Makedonya, Malezya, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovenya ve Türkmenistan’ın da katıldığı yarışmada yurt dışından gelen öğrenciler de uluslararası arenada ülkelerini temsil etme heyecanını ve onurunu yaşadılar.

    Kazanan Ulusal Projeler

    Yarışmada birinci olan ulusal projeler;

    Kategori Kazanan Okul
    Şehir  Proje
    Fizik Kuleli Askeri Lisesi
    İstanbul Elektromanyetik Kalkanlama ile Elektromanyetik Radyasyona Karşı Koruyucu ve Isı Yönetimi ile Termal Konfor Sağlayan Antimikrobiyal Kompozit Pilot Üniforması Tasarımı
    Kimya İzmir Özel Türk Fen Lisesi İzmir Trombin Enziminin Tayini için Grafit Tabanlı Tek Kullanımlık Empedimetrik Aptasensör Geliştirilmesi
    Biyoloji Kuleli Askeri Lisesi İstanbul Geleneksel Yönteme Modern Bir Yaklaşım: İki Bitkinin Sinerjik Etkisiyle Yeni Bir Yanık İyileştirici Sprey Üretimi

    Yarışmada ikinci olan ulusal projeler;

    Kategori Kazanan Okul
    Şehir  Proje
    Fizik Özel Çakabey Anadolu Lisesi İzmir Uzaysal Işık Modülatörü Geliştirilmesi
    Kimya Kuleli Askeri Lisesi İstanbul Patlayıcı Maddelere Karşı Güçlendirilmiş Çelik Lif Katkılı Ultrayüksek Performanslı Beton Panel Yapı Malzemesi Geliştirilmesi
    Biyoloji İzmir Özel Ege Lisesi İzmir
    Kanser Tedavisi için Zerdeçal Taşıyan Nanopartiküllerin Geliştirilmesi

    Yarışmada üçüncü olan ulusal projeler;

    Kategori Kazanan Okul
    Şehir  Proje
    Fizik İstanbul Özel Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi İstanbul Snell Yangın Dedektörü
    Kimya İzmir Özel Fatih Fen Lisesi İzmir Kurşun analizine Yönelik Yeni Nesil Kolorimetrik Bir Yöntem: Aptamer Modifiye Altın Nanoparçacıklar
    Biyoloji Keşan Dr. Rıfat Osman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Edirne
    Bilinmeyen Hazine (Hordeum Murinum L – Yaban Arpası veya Pisipisi Out)

    Yarışmada teşvik ödülü alan ulusal projeler;

    Kazanan Okul
    Şehir  Proje
    Isparta Süleyman Demirel Fen Lisesi Isparta
    PDTP (Pil Dönüşüm Teşvik Projesi)
    TED Antalya Koleji Özel Fen Lisesi Antalya
    Elektrospinning Yönetim Uygulanarak Nanomanyetit Demir Katkılı Nanolif ile Elektromanyetik Dalgalardan Korunma Kalkanı
    Samsun Garip Zeycan Yıldırım Fen Lisesi Samsun
    Şifalı Dondurma

    Yarışmada jüri özel ödülü alan ulusal projeler;

    Kazanan Okul
     Proje
    Samsun Garip Zeycan Yıldırım Fen Lisesi Mimik Kontrollü Protez Kol
    Özel Darüşşafaka Eğitim Kurumları Kullanılmayan Auger Spiral Sea Snail and Cypraea Vitellus Deniz Kabuklarından İmplant Kaplamaları ve Protez Yapımında Kullanılan Hidroksiapatit (HA) ile Trikalsiyumfosfat (TCP) Eldesi
    İzmir Özel Fatih Fen Lisesi Hesperetinin ve Punica Granatum Ekstretinin Multiple Miyeloma Hücreleri Üzerine Apoptotik Etkileri

    Beşiktaş Belediyesi özel ödülü alan ulusal projeler;

    Kazanan Okul
       Proje
    Eyüp Aygar Anadolu Lisesi Mersin Egzoz Gazının Isı Enerjisinden Faydalanarak, Egzozdan Çıkan Zararlı Gaz Seviyesinin, Dolayısıyla Hava Kirliliğinin En Aza İndirgenmesi
    İzmir Özel Bornova Fen Lisesi İzmir Modifiye Grafen Oksit Yüzeyler ile Yeni Nesil Yakıt Pili
    Özel Rota Fen Lisesi İzmir İzmir Gaziemir Serbest Bölgesinde Havadaki Ağır Metal Kirliliğinin Hypnum Cupressifurme Türü Karayosunlarının Kullanımıyla Ölçümlenmesi

    Kazanan Uluslararası Projeler

    Yarışmada birinci olan uluslararası projeler;

    Kategori Kazanan Okul
    Ülke
     Proje
    Fizik Riga 41st Secondary School Litvanya Monte Carlo Simulation of Photon Transport in Skin
    Kimya II. Gimnazia Maribor Slovenya Slovenya – Effect of Concentration of AgNO3 and of the Reducing Agent to the Size and Morphology of Silver and Nanoparticles Suitable for Use in Medical Purposes
    Biyoloji Secondary Medical School of The City of Skopje “D-R Panche Karagjozov” Makedonya Genetic Transformation of Nicotiana Tabacum L. with Conserved Culture of Agrobacterium Rhizogenes A4

    Yarışmada ikinci olan uluslararası projeler;

    Kategori Kazanan Okul
    Ülke
     Proje
    Fizik Lyceum No 1553 Rusya
    The Research on the Stability of a Proportional Controller
    Kimya Chyngyz Aytmatov Bishkek Kyrgz Turkish High School Kırgızistan Cleaning Oily Wastewater, Combination of Extraction and Absorption Methods
    Biyoloji Batory High School in Warsaw Polonya Allelopathic Effects of Synapsis Alba on Germination and Seedling Growth of Secale Cereale and Triticum Aestivum

    Yarışmada üçüncü olan uluslararası projeler;

    Kategori Kazanan Okul
    Ülke
     Proje
    Fizik International School of Tuzla Bosna Hersek Pump it Up
    Kimya Lyceum Named After Academician Zarifa Aliyeva Azerbaycan Using Bioliminisence As a Biomarker in Medicine
    Biyoloji Secondary School “Asen Zlatarov” Bulgaristan Impact of the Degree of Invasion of Varroa Destructor on the Hygenic Behavior of the Bees

    Yarışmada teşvik ödülü alan uluslararası projeler;

    Kategori Kazanan Okul
    Ülke
     Proje
    Fizik Dubai International Academy Dubai
    Future of Renewable Energy Harnessing Evaporation Energy from Bacterial Spores
    Kimya Sackhere 2nd Public School Gürcistan Utilization of Secondary Vegetable Oils and Transformation into Biodiesel
    Biyoloji Ringsjöskolan İsveç Sewage Water Treatment by Plants for Single Households

    Yarışmada jüri özel ödülü alan uluslararası projeler;

    Kazanan Okul
    Ülke  Proje
    Gimnazija Prokuplye Sırbistan Hydrogen Propelled Engine
    Gymnazija No:1 of Zodino Belarus The Second Life of Tetra – Pak Packaging
    Chung Ling High School Penang Malezya Herbal Feed Supplements as Growth Promoter and Alternative Medicine to Red Tilapia in Tank Culture

    24. Uluslararası Araştırma Projeleri Yarışması hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.mefproje.com web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    GelecekHane; Finans 2.0, Ticaret 2.0 ve Şehir 2.0’dan sonra bu defa dijital devrimin geleceğinin konuşulacağı Dijital 2.0 etkinliğini düzenliyor.

    Dijitalleşen dünyayı işaret edecek olan etkinlik, konunun uzmanı yerli ve yabancı pek çok konuşmacıyı bir araya getirecek. 4 Haziran 2015’te Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde 09:00 – 13:00 arasında gerçekleşecek olan Dijital 2.0’da, Türkiye’den ve dünyadan somut örneklerle dijitale dair farklı deneyimler paylaşılacak.

    Müzik dijitalleşti, kitaplar, finans, üretim ve deneyim dijitalleşti... Yaşamın her alanı, her sektör peyderpey dijitalleşiyor. Peki, bu dijitalleşme sürecinde birey ya da kurumlar olarak hangi noktadayız, hangi noktaya gidiyoruz? GelecekHane, Vodafone’un sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan Dijital 2.0 etkinliğiyle bu soruların yanıtını arıyor. Geçmişte Finans 2.0, Ticaret 2.0 ve Şehir 2.0 etkinliklerine imza atan GelecekHane, bu defa dijital devrimi masaya yatıracağı Dijital 2.0 ile dijitale dair farklı deneyimleri paylaşıyor.

    Dijital 2.0’da konusunda uzman yerli ve yabancı konuşmacılar dijitalleşmeyi masaya yatırarak, dijital çağın gereklerini ve geleceğini aktaracak.

    Dijital 2.0 Konuşmacıları

    Finans sektörü dijitalleşiyor! Yalnızca İnternet şubesi değil, mobil şube değil. Çok daha farklı gelişmeler var. Dijital bankacılığın uzman ismi Chris Skinner, dünyadan çeşitli örneklerle konuya yeni bir vizyon kazandıracak.

    Üretim sektörü dijitalleşiyor! Firmalar ciddi yazılımlar ve big data yatırımları yapıyor. 3 boyutlu yazıcılar ve sanal gerçeklik artık sadece deneysel araçlar değil... SAP’nin Chief Storyteller’ı Julia Roehm deneyimlerini hikaye şeklinde paylaşacak.

    Deneyim dijitalleşiyor! Hürriyet gazetesinin dijitalleşme serüvenini Reha Argaç’ın, Migros’ta alışverişin dijitalleşme sürecini Rıza Gürler’in paylaşacağı etkinlikte Vodafone’dan Ebru Özgüç, tarımdan, lojistikten ve başka sektörlerden dijitalleşme örnekleri paylaşacak.

    21. yüzyılın petrolü bilgidir, dijitaldir. Geleceğin dijital trendlerinin aktarılacağı etkinlikte, GelecekHane’nin kurucusu ve başdüşünürü Halil Aksu, başlangıçta ve kapanışta şaşırtıcı ve ilham verici öngörülerini paylaşacak. Kapanışta Fortune Türkiye’nin teknoloji editörü Kerem Özdemir ve CRM gurusu Bilgi Üniversitesiöğretim elemanı Uğur Özmen ile birlikte dijital sürprizler olacak.

    Unutmayın,fuaye alanında pek çok ilginç teknoloji ve girişimin sergileneceği Dijital 2.0 etkinliği, 4 Haziran 2015 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi, Beşiktaş kampüsü'nde gerçekleştirilecek.

    Dijital 2.0 etkinliği hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.gelecekhane.com web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Haberimizi dijital gelişmeleri takip eden ve bu sektörde faaliyet gösteren okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Gelecek bir milyar internet kullanıcısına performansı güçlü akıllı telefon deneyimi yaşatmak amacı ile tasarlanan ‘Android One Programı’nın Türkiye’deki ilk telefonu ‘General Mobile 4G’ satışa sunulmaya hazır.

    Google, akıllı telefon deneyimini herkes için ulaşılabilir kılmak amacıyla başlattığı Android One Programı'nı Avrupa’da ilk kez Türkiye’de hayata geçiriyor. Program kapsamında her aşaması Google onayıyla General Mobile tarafından tasarlanan ilk Android One telefon olan ‘General Mobile 4G’, 15 Mayıs’tan itibaren satışa sunulacak.

    Android One Programı'nın tanıtımı içinİstanbul’da gerçekleştirilen basın toplantısına Google Android OneÜrün Grubu Başkan Yardımcısı Caesar Sengupta'da katıldı ve bir konuşma yaptı. Mobil internet alanında yaşanan gelişmeleri devrim olarak niteleyen Sengupta, bu devrimde Android platformunun büyük bir rol oynadığını söyledi. "Günümüzde neredeyse ‘süper bilgisayar’ özelliklerine sahip akıllı cihazları cebimizde taşıyoruz. Bu heyecan verici. Dünyada yaklaşık 1,75 milyar kişi akıllı telefon kullanıyor, ancak daha gidilecek yolumuz var. Geliştirilen mobil uygulama ve servislerin sağladığı fırsatlardan henüz herkes yararlanamıyor" dedi.

    İnternetin, ekonominin her segmenti için bir “büyüme motoru” işlevi üstlendiğine de dikkat çeken Sengupta, akıllı telefonların özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük fark yarattığını belirtti ve şunları söyledi:“İnovasyon ve yaratıcılığı destekleyen Google, iş ortakları ile birlikte Android ekosisteminin büyümesi ve kullanıcıların farklı katma değerli servislerden faydalanması için çalışmalarına devam ediyor. Bugün dünyada satışa sunulan her 10 telefondan 8’i Android işletim sistemine sahip. Günümüzde 3 milyar kişi internete erişiyor. Bu büyümenin itici gücü ise, akıllı telefonlar. Akıllı telefonların pazardaki payının yüzde 40’ın üzerinde olduğu Türkiye, bu alanda büyük bir potansiyele sahip. 2017’de akıllı telefonların pazar payının yüzde 70 olması bekleniyor.”

    Herkes İçin Yüksek Performanslı Akıllı Telefon Deneyimi: Android One

    Android One programı kapsamında önde gelen donanım ve telefon üreticileri ile işbirliği yapan Google böylece yüksek kalite, performans ve uygun fiyatlı akıllı telefon seçeneklerinin tüketicilere sunulmasına destek oluyor. Android One programı kapsamında üretilen telefonlar, kullanıcıya Android işletim sisteminin en güncel versiyonu ile, en yeni özellik, uygulama ve güncellemelerin rahatlıkla yüklenebileceği bir şekilde sunuluyor. Android One programı kapsamında geliştirilen telefonlar hızlı işlemci, üstün kaliteli geniş ekran, yüksek çözünürlüklü ön ve arka kameralar gibi gelişmiş özelliklere sahip.

    Android One programı kapsamında, her aşamada Google onayıyla General Mobile tarafından tasarlanan ‘General Mobile 4G’ akıllı telefonlar internete yüksek hızda bağlanma, uygulamaların ve videoların ihtiyaç duyduğu geniş bellek kapasitesi ve bu kapasitenin Micro SD kart ile artırılabilmesi gibi özelliklerle kullanıcıya sunuluyor.

    Türkiye’de ki İlk Android One Telefon ‘General Mobile 4G’

    Google Android One Programı'nın Türkiye’deki iş ortağı olan General Mobile tarafından üretilen General Mobile 4G, Türkiye’de ilk kez Android’in en güncel versiyonu Lollipop 5.1.1. ile geliyor. Şık ve ince tasarımı, 5 inç ekranı ile kullanıcılara Android avantajlarını en yüksek performansla sunmak üzere tasarlanan General Mobile 4G, 15 Mayıs 2015’ten itibaren 699 TL’lik fiyat etiketi ile satışa sunulacak.

    General Mobile ve Telpa Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yaman, Google ile yaptıkları stratejik ortaklığın ilk ürünü olarak General Mobile 4G’yi lanse etmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Yaman; "Android One programı çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz işbirliğinin markamızın Türkiye'den dünyaya açılma hedefinde önemli bir adım olduğuna inanıyoruz" dedi.

    General Mobile Genel Müdürü Muzaffer Gölcü, Google mühendislerinin de General Mobile 4G’nin hızını, performansını ve kalitesini onayladığını belirtti. General Mobile tarafından tasarlanan General Mobile 4G ile ilgili bilgiler veren Gölcü, “Google Android işletim sisteminin en güncel versiyonu Lollipop 5.1.1.’i ilk kez General Mobile 4G ile Türkiye’de kullanıcılara sunacağız. Bir çok deneyimi ve yeniliği beraberinde getiren Android Lollipop 5.1.1 General Mobile 4G kullanıcılarının en önemli ayrıcalıklarından biri olacak” dedi.

    Muzaffer Gölcü; “Cihaz, 150 Mbps 4G-LTE hızında interneti, 13 MP ana kamera ve 5MP Selfie kamerası, 5” HD IPS dayanıklı Gorilla Glass 4 ekranı, Qualcomm Snapdragon 64 Bit güçlü işlemcisi ve 2 kat daha iyi performans sunan 2GB RAM ile tüketicilere benzersiz bir akıllı telefon deneyimi sunuyor. Ayrıca 16GB hafızaya sahip General Mobile 4G Micro SD kart girişiyle hafızası arttırılabiliyor. 2500 mAh çıkartılabilen pili ve Android one platformuyla da 90 dakikaya kadar ek aktif kullanım süresi, sağlıyor” diyerek sözlerine son verdi.

    Android One platformu ve General Mobile 4G hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.android.com web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Çocukların ve gençlerin teknolojide kullanıcı olmaktan bir adım öteye geçmesi,‘üretici’ olmayı öğrenmesi ve ebeveynlerin bu konuda bilgilendirilmesi amacıyla, Bilişim Zirvesi tarafından 23-24 Mayıs tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde, Türkiye’de bir ilk olarak "Çocuklar İçin Bilişim Zirvesi" gerçekleştiriliyor olacak.

    Konuya dair mevcut durumu ve tercihleri ortaya koymak için yapılan araştırma sonuçlarına göre; ailelerin yüzde 84,91’i ilkokulda bilişim eğitimi verilmesini isterken, yüzde 80,77’si çocuklarını gönderecekleri okulu seçerken bu alanda eğitim verilmesinin seçimlerini olumlu yönde etkileyeceğini belirtiyor.

    Türkiye’de bilgisayar kullanma yaşının 8’e, cep telefonu kullanma yaşının ise 10’a düştüğü günümüzde, çocukların teknoloji kullanımının onlar için bir avantaj mı yoksa tehlike mi olduğu sorusu akılları meşgul ediyor. Bilişim Zirvesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre ise; aileler teknoloji kullanımını çocukları için zararlı görmediği gibi, bilişim eğitiminin ilkokulda verilmesini istiyor. Araştırma sonucuna göre ailelerin yüzde 84,91’i çocuklarının teknoloji eğitimi almasını istiyor.

    Ebeveynlerin katılımı ile yapılan araştırmada; ailelerin yüzde 59,26’sı çocuklarının teknoloji kullanımından memnun iken, ailelerin yüzde 80,77’si çocuklarını gönderecekleri okulu seçerken bilişim eğitimi verilmesinin seçimlerini olumlu yönde etkileyeceğini belirtiyor.

    Araştırmaya katılan ebeveynlerin yüzde 45,45’i çocuklarının 5 ila 9 yaş arasında bilişim eğitimi alması gerektiğine inanıyor. Aynı şekilde ailelerin yüzde 62,50’si çocuklarının ilerde bilişim sektöründeçalışmasına sıcak bakıyor. Eğitimden sağlığa güvenlikten teknolojiye kadar 100’e yakın oturumun yer alacağı Çocuklar İçin Bilişim Zirvesi’nde ise tüm veriler ve daha fazlası konunun uzmanları tarafından ele alınacak.

    Çocukların Tercihi Oyun ve Tablet

    Araştırmaya göre çocuklar günde ortalama 2-3 saat teknoloji aletleri kullanıyor. Bunun yanı sıra çocukların cep telefonundan çok tablet kullandıkları görülüyor. Çocuklarda tablet kullanım oranı yüzde 89,90 iken, cep telefonu kullanımı yüzde 53,54’lük orana sahip. Bu oran taşınabilir bilgisayarlarda yüzde 49,49, masaüstü bilgisayarlarda yüzde 38,38 olarak görülüyor.

    Teknoloji kullanım amacına bakıldığında ebeveynlerin en çok araştırma için çocukların ise oyun için teknolojiyi kullandığı görülüyor. Ailelerin yüzde 84,91’i araştırma, yüzde 82,08’i sosyal medya, yüzde 76,42’si gazete okumak için teknolojiden faydalanırken; çocukların yüzde 84,31’i oyun oynamak, yüzde 56,86’sı film izlemek, yüzde 50,98’ise eğitim amaçlı faydalanıyor.

    Türkiye’de İlk Defa Çocuklar İçin Bilişim Zirvesi

    Katılımcıların web sitesi üzerinden online kayıt oluşturarak ücretsiz katılım sağlayabilecekleri Çocuklar için Bilişim Zirvesi; eğitim, güvenlik, teknoloji, sağlık gibi ana kategorilerde de uzman konuşmacıların katılımları ile ailelere yeni bir bakış açısı sunacak. Geniş bir yerleşim alanında, çocukların ve gençlerin uygulamalı takım çalışmalarının, ebeveynler için 100’e yakın oturumun gerçekleşeceği etkinlik, “Teknolojiye Doğan Çocuklar” mottosuyla hayata geçirilecek.

    Unutmayın, Türkiye’nin ilk "Çocuklar için Bilişim Zirvesi" etkinliği 23-24 Mayıs tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde gerçekleştirilecek.

    Kapıları herkese açık olan Bilişim Zirvesi etkinliğine katılmak isteyen okurlarımız www.bzcocuk.com adresinde bulunan Online Kayıtformu doldurularak kayıt işlemlerini gerçekleştirebilirler.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletme ve ürünlerin bilgisine ulaşılması amacıyla hazırlanan internet sitesi "Lonca" hizmete açıldı.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye'de sanayi sektöründe faaliyette bulunan işletmeler ve ürünlerinin bilgisine ulaşılması amacıyla hazırlanan internet sitesi Lonca'nın bugün hizmete açıldığını belirterek, "İşletmelerimiz, sanayi sicil kaydı verilerini güncel tutarsa, bu portal sayesinde bütün dünyaya açık hale gelecekler" dedi.

    Bakan Işık, 2015-2018 dönemini kapsayan Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi ve Lonca Sanayi Web Portalı Tanıtım Toplantısı'nda, yeni kurulan web portalıyla ilgili detayları paylaştı.

    Işık, Türkiye'de hangi ürünleri, hangi firmanın, nerede ürettiği konusunda girişimciler, araştırmacılar, ithalatçılar ve ihracatçıların bakanlıktan yoğun bir şekilde bilgi talebinde bulunduğunu aktararak, bu çerçevede hazırlanan, yurtiçi ve yurtdışı yatırımcıların araştırmacıların veri kaynağı olacak Lonca Sanayi Web Portalının hizmete sunulduğunun bilgisini verdi.

    Bu portal sayesinde Türkiye'de sanayi sektöründe faaliyette bulunan yüz binlerce işletme ve bu işletmelerin ürettikleri yüz binlerce ürün bilgisine artık bir tıkla ulaşılabileceğini kaydeden Işık, "Lonca Sanayi Web Portalı ile 29 farklı sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmeler ne üretiyor, nerede üretiyor rahatlıkça görülebilecek" diye konuştu.

    Işık, uygulama kapsamında firmaya, ürüne ve adres bilgisine göre arama yapılabileceği bilgisini vererek, portalın Türkçe'nin yanı sıra İngilizce dil seçeneğine sahip olarak hazırlandığını söyledi.

     "Sanayi Sicilini Bütün İnsanların Kullanımına Açmış Oluyoruz"

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, Lonca'nın yurtiçi ticaretin yanı sıra firmaların dış ticaretinin artırılmasına da katkı sağlayacağını anlatarak, şunları kaydetti:

    "Lonca sanayi web portalında kayıtlı bulunan işletmelerin bilgileri bakanlığımız sanayi sicil kayıtlarından alındı. Sanayi sicil kayıtları; 'il ve ilçe bazında hangi işletme ne üretiyor', 'ne ihraç ediyor', 'üretim kapasitesi ne', 'üretirken ne tüketiyor', 'hangi enerji türünü kullanıyor' gibi 100'den fazla farklı veri türünün yer aldığı sanayi işletmeleri ile ilgili ülkemizin en önemli veri kaynağı. Halihazırda 126 binden fazla mikro, küçük, orta ve büyük işletmenin kayıtlı olduğu sanayi sicil kayıtları dinamik bir yapıda olup, yeni kayıtlar ile sürekli güncelleniyor."

    Işık, Türkiye'nin güçlü bir sanayi envanteri bulunduğunun altını çizerek, "Türkiye'nin sanayi envanterinin ötesinde girişimci bilgi sistemi var ama şimdi, sanayi sicilini ticari sır kavramına dikkat ederek bütün insanların kullanımına açmış oluyoruz"şeklinde konuştu.

    Bakan Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Web portalının isminin Lonca olmasına özellikle dikkat ettik. Biliyorsunuz, Selçuklu döneminden beri Türkiye'nin bir ahilik ve lonca geleneği vardır. Ahilik sadece o dönemde müslümanların üye olduğu bir birlik. Lonca ise müslüman, gayrimüslim herkesin üye olabildiği bir birlik. Özellikle bu noktada lonca kelimesini sanayicilerimizin kendi aralarındaki iş birliğini artırması için önemli bir platform olarak görüyoruz."

    Bakan Işık web portalının sürekli güncelleneceğini vurgulayarak, "İşletmelerimiz, sanayi sicil kaydı verilerini güncel tutarsa, bu portal sayesinde bütün dünyaya açık hale gelecekler" değerlendirmesinde bulundu.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın konuşmasının ardından, bir sunumla web portalının tanıtımı gerçekleştirildi.

    Sanayi sicil verilerinin bilgiye dönüştürülmesi için, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından uluslararası sınıflama sistemlerine entegre olarak geliştirilmiş Avrupa Birliği sınıflamalarına uyumlu olan "Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması (NACE Rev.2.)", "Türkiye Sanayi Ürünleri Listesi (PRODTR)" ve "Avrupa Ekonomik Topluluğunda Faaliyete Göre Ürünlerin İstatistiki Sınıflaması (CPA)" kullanılacak.

    Tanıtım toplantısına; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran, Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Karakuş ile iş dünyası temsilcileri ve çeşitli üniversitelerden çok sayıda akademisyen katıldı.

    Lonca hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.lonca.gov.tr web adresini ziyaret edebilirsiniz

    Haberimizi sanayi sektöründe faaliyet gösteren girişimci okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Türk Ekonomi Bankası (TEB), ‘İcat Çıkar’ sloganıyla geleneksel hale getirdiği TEB Akıl Fikir Buluşması’nda bu yıl “Çevik Ol, Sonuç Al” temasını işledi. Çevik İnovasyon Gurusu Langdon Morris’in de katıldığı etkinlikte, TEB Akıl Fikir Yarışması’nda dereceye girenlere ödülleri dağıtıldı.

    Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB), 8 yıldan bu yana inovasyonu ülke gündemine taşıdığı Akıl Fikir Yarışması, “Çevik Ol, Sonuç Al” teması ile gerçekleşti. TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici ve TEB İnsan Kaynakları ve İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nilsen Altıntaş’ın ev sahipliğinde 15 Mayıs Cuma günü gerçekleşleşen buluşmaya, dünyanın en önemli fikir önderi ve danışmanlarından biri olan“Çevik İnovasyon Gurusu”Langdon Morris de konuşmacı olarak katıldı.

    Morris, Türkiye’nin dört bir yanından gelen birbirinden güzel fikir ve projelerin ödüllendirildiği etkinlikte, çevik inovasyon prensipleri, faydaları, önemi ve en iyi uygulama örneklerini izleyicilerle paylaştı.

    TEB Akıl Fikir Buluşması’nın açılış konuşmasını yapan TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, “Kurumumuzun DNA’sına işlediğimiz inovasyonu, ülke çapında da yaygınlaştırmak için 8 yıl önce çalışmalara başladık. Türkiye’de yeni yeni konuşulmaya başlayan “açık inovasyon” anlayışını ilk uygulayan kurumlardan biriyiz. Gerek müşterilerimiz gerekse üniversite öğrencilerinin de interaktif katılımlarıyla ülke çapında inovasyon konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bu konudaki çalışmalarımızı bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz” dedi.

    ‘Çevik Ol, Sonuç Al’ ile Yaratıcı Fikirler Hızla Harekete Geçiriyor

    TEB Akıl Fikir Buluşması’nda her yıl inovasyon konusunu farklı temaları ele aldıklarını belirten Leblebici,“Yeniliklerin hızla yükseldiği, her sektörde rakiplerin birbirini an be an takip ettiği dinamik bir iş dünyasında yaşıyoruz. Geçmişte başarılı olan formüllerle işleri organize etmek artık mümkün değil. Rekabette var olma ve öne çıkma mücadelesi, şirketleri sürekli inovatif olmaya zorluyor. Bu dönemde şirketlerin daha hızlı ve esnek hareket etmeleri, organizasyon yapısı ve iş süreçlerini yalınlaştırmaları, yaratıcı fikirlerin en hızlı şekilde hayata geçeceği ortamı yaratmaları gerekiyor. Biz de bu yıl ‘Çevik Ol, Sonuç Al’ başlığı altında bir araya geldik. Çevik inovasyon hedefimiz ile birçok ürün ve hizmeti hayata geçirmeye devam ediyoruz. Dijital Bankacılık Platformumuz CEPTETEB’i bu yaklaşımla geliştirdik. TEB olarak, Türkiye’nin en kapsamlı Girişim Bankacılığı ile girişimcilerimizin iş fikirlerini ekonomiye kazandırmak için finansal desteğin yanı sıra TEB Girişim Evi ve TEB Kuluçka Merkezi çatısı altında ücretsiz eğitim ve danışmanlık hizmeti sunuyoruz” dedi.

    TEBİnsan Kaynakları ve İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nilsen Altıntaş yaptığı konuşmada, müşterileri için çevik inovasyon yapabilen, hızla müşteri ihtiyaçlarını anlayıp, adapte olabilen bir banka olmayı hedeflediklerini belirtti. Altıntaş, “Bu seneki TEB Akıl Fikir Buluşması’nı “Çevik Ol, Sonuç Al” teması ile gerçekleştirdik. İnovasyonu bir kurum kültürü haline getiren ve bunu çevresine yaymaya çalışan bir banka olarak, yenilikçi ve yaratıcı fikirleri, projeleri olan gençlerimize, müşterilerimize, teknolojik girişimcilerimize destek olarak, çalışanlarımıza fikirlerini hayata geçirmelerine olanak sağlayan platformları sunarak, onlara değer katmak için çalışıyoruz. Bu buluşma ile üzerimize düşenin bir kısmını TEB Akıl Fikir Buluşması ile yerine getirdiğimize inanıyorum.” dedi.

    Teknolojik Girişim Kategorisi’nde Başvuru Rekoru Kırıldı

    Nilsen Altıntaş yaptığı konuşmada, 2007 yılında başlattıkları TEB Akıl Fikir Yarışması ile parlak fikri olan ancak değerlendiremeyen gençlere fırsat sunmak istediklerini söyledi. Altıntaş, “TEB Akıl Fikir Yarışması ile gençlerimizin, müşterilerimizin ve girişimcilerimizin içindeki kıvılcımı ortaya çıkarmayı hedefledik. Bu yıl, 95 farklı ülkeden 186 bin ziyaretçi yarışmamıza katıldı ve toplam 13 bin 900 proje başvurusu alındı. Projelerin yüzde 49’u üniversite öğrencilerinden, yüzde 34’ü müşterilerimizden geldi. Başvurularını iki yıl önce almaya başladığımız Teknolojik Girişimci Kategorisi’ne ise 2.500’den fazla girişim fikri ile başvurularak bu alanda bir rekor kırıldı” dedi.

    Geçtiğimiz yıl Türkiye'de ve sektörde bir ilk olan Kurum içi Girişimcilik Programı'nı hayata geçirdiklerini belirten Altıntaş, program ile bankanın geleceğini değiştirebilecek projeler üreterek, bu projeleri hayata geçirecek ‘İç Girişimciler’ yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Altıntaş konuşmasında şunları kaydetti:“Bu program için çok sayıda çalışanımız başvurdu ve çok farklı bir değerlendirme süreci ile programa devam edecek İç Girişimcilerimizi belirledik. Adaylar sadece TEB yöneticileri tarafından değil, girişim dünyasının önde gelen Melek Yatırımcıları tarafından da hem projeleri hem de girişimci yetenekleri ile değerlendirildi. Değerlendirme sonrasınra Şampiyon Kurumsal Girişimcilerimizin fikirlerini kar getiren işlere dönüştürmeleri için eğitimler ve mentorlukla geliştirerek girişimci kaslarını geliştiriyor, kurumsal bir ortamda projelerini bir girişimci gibi davranarak hayata geçirmelerini sağlayacak bir ortam sağlıyoruz. Diğer taraftan yönetim tarzımızı da bu ortamı sağlayabilmek adına değiştiriyor ve inovasyon gibi girişimciliği de DNA’mıza işlemeye çalışıyoruz. Kazanan iç girişimcilerimizi Amerikaya Silikon Vadisine göndererek oradaki girişimcilerle ve teknoloji devleriyle buluşturuyoruz.”

    Ödüller Sahiplerini Buldu

    Yarışmanın jürisi; TEB Holding Yönetim Kurulu Üyesi Varol Civil, TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür Vekili Turgut Boz, TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, TEB Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Cer, Pegasus Airlines Danışmanı Berrak Kutsoy, Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Didem Altop, Mynet Kurucusu ve Galata Busines Angels Başkanı Emre Kurttepeli, Hazine Müsteşarlığı Daire Başkanı Hakan Ertürk, Onedio.com kurucusu Kaan Kayabalı, Takasbank Genel Müdürü Murat Ulus, Hürriyet Yazarı Sefer Levent, Sabah Yazarı Timur Sırt, ODTÜ Teknokent Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Batum’dan oluştu.

    8. Geleneksel TEB Akıl Fikir Yarışması, Öğrenci-Yeni Mezun Kategorisi'nde birinci olan Defne Ege Ozan - Ecem Alantuğ - Mustafa Doğa Doğan20.000 TL ve Bahçeşehir Üniversitesi MBA Bursu, ikinci Fatih Durmaz10.000 TL ve Bahçeşehir Üniversitesi MBA Bursu, üçüncüsü Eren Erdoğan ise 5.000 TLödül ve Bahçeşehir Üniversitesi MBA Bursu ve tüm finalistlere iPad hediye edildi.

    Müşteri Kategorisi'nde birinci Hakan Gedikoğlu20 bin TLödülün yanı sıra Fransa Açık Tenis Turnuvası Roland Garros seyahati, ikinci Ibrahim Cem Sarı 10 bin TL, üçüncü Ömer Faruk Öztürk ise 5 bin TLödülün sahibi olurken olurken; Jüri Özel Ödülü ise Güney Koreli katılımcı Jihye Kim’in oldu.

    2015 yılında yeni açılan Teknolojik Girişim Kategorisi’nde Şahin İncik10 bin TL, ikinci Sezen Gizem Gürel5 bin TL, üçüncü Ömür Eselioğlu ise 5 bin TLödül kazandı. Jüri Özel Ödülü Erdem Erikçi’ye giderken; Sosyal Sorumluluk Ödülü ise Emre Danacı - Erdi Yerebasmaz’ın oldu. Teknolojik Girişim Kategorisi’nde ilk beşe giren bütün finalistler, TEB Girişim Evi’ne katılım hakkı kazandı.

    2014 yılında İnovasyonu bir adım öne taşımak amacıyla Türkiye’e bir ilki gerçekleştiren TEB’in Kurumiçi Girişimcilik Programıödülleri de törende dağıtıldı. Programa 150'den fazla çalışan projeleri ile başvurdu; 40 yarı finalist iç girişimci adayı ve projesi belirlendi. Program ile yenilikçi ve bankanın geleceğini değiştirebilecek projeler üreterek hayata geçirebilecek‘İç Girişimciler’ yetiştirilmesi amaçlanıyor.

    TEB Akıl Fikir Yarışması hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.icatcikar.com web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 30 Büyükşehir'in tamamında bilim merkezi yapacaklarını, ancak asıl iddialarının İstanbul ile ilgili olduğunu, yakında İstanbul'a dünyanın en büyük bilim merkezlerinden birini kazandıracaklarını söyledi.

    Bağcılar Belediyesi Bilişim Şenliği'nin açılışında konuşan Işık, günümüz dünyasında gücü olanın haklı konumda olduğunu, bu çağda güçlü olmanın en önemli yolunun da bilgi olduğunu kaydetti.

    Bugün dünyanın en gelişmiş ülkelerinin petrol zengini ya da yeraltı zenginliğine sahip ülkeler değil, bilim ve teknolojide en üst seviyedeki ülkeler olduğunu vurgulayan Işık, bu nedenle Türkiye'nin en fazla yatırım yapması gereken alanın bilim ve teknoloji olduğunu anlattı.

    "Bilim ve teknoloji işi böyle boya küpüne batırıp çıkarılarak elde edilebilecek bir kazanç değil." diyen Işık, bilim ve teknolojinin çok uzun yıllar uğraş verilerek, yatırım yapılarak ve sabrederek ulaşılan bir nokta olduğunu dile getirdi.

    Bakan Işık, tarihin en önemli bilim insanlarının bu medeniyetin evlatları olarak yetiştiğine işaret ederek, "Bizim medeniyetimizin tarihte rönesansa beşiklik ettiğini hiç unutmayalım." dedi.

    Ancak İslam dünyasının bilim ve teknolojiden uzaklaştıkça önce durgunluk, ardından da gerilemeye girdiğini ifade eden Işık, bugün Avrupa'nın görece üstün olmasının altında yatan sebebin teknoloji olduğunu söyledi.

    "En Önemli Kazanç Özgüven"

    Bakan Işık, Türkiye'de son 13 yılda önemli mesafeler alındığını, ancak bu dönemdeki en önemli kazancın özgüven olduğunu söyledi.

    Daha 2001-2002 yılında 1 milyar dolar için IMF'nin kapısında bekleyen Türkiye'nin bu rakamı artık sadece bilim merkezleri kurmak için harcadığını anlatan Işık, 30 Büyükşehir'in tamamında bilim merkezi yapacaklarını, ancak asıl iddialarınınİstanbul ile ilgili olduğunu, yakında İstanbul'a dünyanın en büyük bilim merkezlerinden birini kazandıracaklarını kaydetti.

    Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile çalıştıkları bilgisini veren Işık, "İstiyoruz ki dünyanın bilim merkezi yeniden İstanbul olsun."şeklinde konuştu.

    Bilimi çocuklara küçükken sevdireceklerini bildiren Işık, 2016 yılında Türkiye'deki yaklaşık 40 bin okulun tamamında bilim şenliği düzenleyeceklerini, çocukların erken yaşlarda bilim ile tanışacağının altını çizdi. Kodlama dersini ilkokula koymayı istediklerini vurgulayarak, çocukların bilgisayarlarda sadece oyun oynayan değil, oyun yazan olarak da yetişmesini istediklerini dile getirdi.

    "Arzumuz çocuklarımız dijital dünyada birer tüketici olmasın. Dijital dünyanın efendileri olmak istiyorsak işte bu noktada bilim ve teknolojiye daha fazla ağırlık vereceğiz." ifadelerini kullanan Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) bilim ile ilgili yayınlarına da değindi.

    Şenliğin kurdele kesilerek açılışından sonra Bakan Işık stantları gezerek öğrencilerden çalışmaları hakkında bilgi aldı.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Tersine Beyin Göçüçalışmalarına hız kazandıran TÜBİTAK’ın Marie Curie burs ve destekleri ile European Research Council Programı kapsamında 235; BİDEB’in yürüttüğü ulusal fonlar kapsamında 360 olmak üzere 8 yılda toplam 595 araştırmacı Türkiye’ye geri döndü.

    Araştırmacıların tersine beyin göçünü teşvik eden AB 7. Çerçeve Programı koordinasyonunu 2007 yılından beri yürüten TÜBİTAK, 2010 yılından itibaren de Türkiye’ye dönecek bilim insanlarına “Avrupa ve Ulusal Kaynaklı Fon Fırsatlarının Tanıtılması” ve tersine beyin göçü için “Hedef Türkiye Çalıştayları” düzenliyor. Türk Araştırma Alanı’ndaki son gelişmeler ile araştırmacıların Türkiye’ye dönerken ve döndükten sonra kullanabilecekleri destekler hakkında detaylı bilgilerin paylaşıldığı “Hedef Türkiye Çalıştayları”, Amerika ve Avrupa’da toplam 12 noktada düzenlendi, iki kıtada yaklaşık bin 500 nitelikli Türk Bilim insanına ulaşıldı.

    Araştırma Destek Miktarı 30 Bin TL’ye Yükseltildi

    Yurt dışında çalışmalarına devam etmekte olan Türk araştırmacıların Türkiye’ye dönmelerini teşvik etmek amacıyla 2010 yılında uygulamaya konulan “TÜBİTAK 2232 Yurda Dönüş Araştırma Burs Programı” kapsamında 2012 yılında yapılan bir değişiklikle, araştırmacıların istihdam edilmesi durumunda burslarının kesilmesi kuralı değiştirilerek, kısmi bursiyerlik uygulaması kaldırıldı. Araştırmacıların istihdam edilmeleri durumunda burslarının tam olarak ödenmesinin devam ettirilmesine karar verildi.

    Ayrıca, doktoralı araştırmacıların yanı sıra lisans ve yüksek lisans mezunlarının da programdan yararlanması sağlandı ve araştırmalarına 25.000 TL’ye kadar araştırma desteği verilmeye başlandı. 2014 yılında Program kapsamında hak kazandırma sistemi getirildi, programa başvuru yapabilmek için Türkiye’de Ar-Ge faaliyeti yürüten kurum/kuruluşlardan kabul alma şartı kaldırıldı, araştırma destek miktarı 2014 yılından itibaren 30.000 TL’ye yükseltildi. Araştırmacıların bilim ve teknoloji alanındaki katkılarını artırmak adına, program kapsamında desteklenen araştırmacıların TÜBİTAK’ın diğer destek programlarına başvuru yapabilmesine imkân tanındı.

    Programın kurulduğu 2010 yılından bugüne kadar toplam 597 araştırmacı yurda dönüş için başvurmuş, bunlardan 360’ı desteklenmiş. 2015 yılı Nisan ayı itibariyle 67 başvurunun değerlendirme süreci devam etmekte.

    TÜBİTAKkaynaklı haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Türkiye’nin başarılı girişimcilik destek projelerindenİTÜ Çekirdek’in, 2015 yılındaki yeni dönemi için başvurular başladı. Kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe kadar farklı sektörlerdeki ticarileştirilebilir bir teknoloji fikri ya da projesi olan tüm girişimciler, İyi Girişimler Çekirdekten Yetişir mottosuna sahip İTÜ Çekirdek’e 12 Haziran 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabiliyor.

    Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezi.

    İTÜ Çekirdek’in bugüne kadar girişimcilere 5 milyon TL’yi aşan destek sağladığını ve 2015’in ilk döneminde 1100 başvuru ile kendi alanında başvuru rekorunu kırdığını hatırlatan İTÜ ARI Teknokentİş Geliştirme Direktörü Arzu Eryılmaz;“İTÜ ARI Teknokent olarak tek ve en büyük arzumuz Türkiye’nin ihracatına destek olabilmek. Bu amaç için İTÜ ARI Teknokent olarak bize destek olan, gücümüze güç katan paydaşlarımızla birlikte farklı projeler üretiyoruz. Bu projelerin en değerlilerinden biri şüphesiz İTÜ Çekirdek. Başvuru rekoru kırdığımız 2015 yılında 41 proje daha ön kuluçkada yer almaya hak kazandı ve eğitimlerine başladı. 2015’in yeni döneminde de her yaştan girişimciye açığız. İTÜ Çekirdek’ten çıkan girişimcilerin şu ana kadar ortaya koyduğu başarılar doğru yolda olduğumuzu teyit ediyor aynı zamanda bize daha fazlasını üretmek adına ilham veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    İTÜ Çekirdek sürecinde jüriler, başvuran girişimci grupların yapısını, projelerinin niteliklerini ve inovatif yönlerini, projelerinin ekonomik ve teknolojik yönden uygulanabilirliğini, girişimci grubun İTÜ Çekirdek’ten ne kadar ve nasıl faydalanabileceği hakkında bulguları değerlendiriyor. Başarılı gruplar İTÜ Çekirdek’in sunduğu fiziksel ve eğitimsel tüm olanaklarından ücretsiz olarak yararlanıyor. Süreci başarıyla tamamlayan girişimciler son olarak projelerin ödüllendirildiği İTÜ Çekirdek BIG BANG’de yer almaya hak kazanıyor.

    Unutmayın, İTÜ Çekirdek 2015 yeni dönem başvuruları 12 Haziran 2015 Cuma günü saat 23:59'a kadar İTÜ Çekirdek'in web sitesinde yer alan başvuru formuüzerinden yapılabiliyor.

    İTÜ Çekirdek hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.itucekirdek.com web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Girişimcilere yeni dönem İTÜ Çekirdek fırsatını değerlendirmelerini tavsiye ediyor, haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, İMES OSB'de 33 fabrikanın açılışı ve 79 fabrikanın toplu temel atma töreninde yaptığı konuşmada, "Bundan sonra sanayicimizin makinesini, kullanacağı kredide teminat olarak göstermesinin önünü açıyoruz. Artık sanayici kazandığı üç beş kuruşu gayrimenkule yatırıp oradan 'teminat mektubu alacağım' diye gayret etmesin, sanayiciyi kazandığı parayı işini büyümeye, yatırıma ve üretime versin." dedi

    Işık, İMES OSB'de 33 fabrikanın açılışı ve 79 fabrikanın toplu temel atma töreninde yaptığı konuşmada, seçimlere 14 gün kala açılış ve temel atmalara yetişemediklerini ifade ederek, bu nedenle toplu açılışlar yaptıklarını söyledi.

    Türkiye'nin, istikrar içerisinde büyümeye devam ettiğini vurgulayan Işık, gelen verilerin Türkiye’nin büyümesini sürdürdüğünü gösterdiğini kaydetti.

    Işık, son açıklanan sanayi üretim rakamlarının beklentileri aştığını dile getirerek, “Kapasite kullanım oranları nisan ayında bir önceki aya göre ve önceki aylara göre ciddi derecede yükseldi. Özellikle sanayi üretiminde yatırım mallarının öncülüğü mart ayında son derece arttı. Özellikle imalat sanayi yüzde 4,7 büyürken sermaye malları üretimindeki büyüme yüzde 15,9 oldu. Bunun anlamı, önümüzdeki dönemde de Türkiye büyümeye devam edecek. İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranı da özellikle sermaye yatırımında yüzde 76,4’e çıktı.” diye konuştu.

    Reel kesim güven endeksinin artmaya devam ettiğini vurgulayan Işık, “Türkiye seçime gidiyor, muhalefetin artık her sözünün adeta popülizm akan bir dönemde nisan ayı bütçesi ciddi fazla verdi. Bu, hükümetin seçime giderken dahi mali disiplinden taviz vermediğinin net bir göstergesi. Artık Türkiye krizlerle, istikrarsızlıkla anılan bir ülke değil, bunun için de Türkiye’nin sadece iç yatırımı artmıyor, doğrudan yabancı sermaye yatırımı da Türkiye’de hızla artıyor.” ifadelerini kullandı.

    Işık, Türkiye’nin 12 yıldır yoluna emin adımla gittiğini dile getirerek, Kocaeli’yi yüksek teknoloji üreten bir merkez haline getirmek istediklerini kaydetti. Bu anlamda kente yapılacak yatırımları aktaran Işık, "Türkiye için vizyonumuz bilgi toplumudur, ekonomi için vizyonumuz bilgi ekonomisidir. Kocaeli'de de bunun gerçekleşmesi için adımlar attık. Gebze Teknik Üniversitesinde 7 yeni enstitü kuruyoruz. Savunma teknolojilerinden enerji teknolojilerine kadar." ifadelerini kullandı.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, projenin 2016'da ilk çalışmalarının başlayacağını belirterek, Kocaeli'de milli çip fabrikası kurulacağını söyledi.

    TÜBİTAK bünyesinde Otomobil Mükemmeliyet Merkezi kuracaklarını ifade eden Işık, "Türkiye otomotiv yan sanayimiz tedarikçi olmaktan çıkacak, stratejik ortak konumuna gelecek. Bunun için de yerli markamızı 2020’den önce yola çıkaracağız. Bu yerli markayla Türkiye otomotiv yan sanayisi stratejik ortak konumuna gelecek. Otomobilde geleceğin teknolojilerini çalışılacak." diye konuştu.

     "Her Makinenin Bir Plaka Numarası Olacak"

    Üretimi olmayan ülkenin sürdürülebilir bir büyüme yakalayamayacağını belirten Işık, "Sanayiyi desteklemeye devam ediyoruz. Sanayicimizin finansmana erişimi konusunda sıkıntıları giderecek adımları atmaya devam ettik. Artık aynı otomobil gibi makinelere da plaka vereceğiz. Aynı otomobil tescili gibi Türkiye'de tescil merkezi kuruyoruz. Aynı otomobilin kasko bedeli belirlenmesi için makinenin kasko bedelini belirleyecek bir değer tespit mekanizması kuruyoruz. Bundan sonra sanayicimizin makinesini, kullanacağı kredide teminat olarak göstermesinin önünü açıyoruz.

    Artık sanayici kazandığı üç beş kuruşu gayrimenkule yatırıp oradan 'teminat mektubu alacağım' diye gayret etmesin, sanayiciyi kazandığı parayı işini büyümeye, yatırıma ve üretime versin. Bunun için sistemimizi komple değiştiriyoruz, her makinenin bir plaka numarası olacak. Her makine artık bankaların teminatına konu olacak. Özellikle imalat sanayisinde kredi garanti fonunu daha etkin hala getiriyoruz. 1 milyar lira olan sermayeyi orada 2 milyar liraya çıkarıyoruz. 20 milyar liralık kredi hacmini orada oluşturuyoruz. Burada imalatçı KOBİ'lere yüzde 75 olan kredi limitini yüzde 80'e çıkarıyoruz. 'Ben arsa bulamıyorum, elimdeki sınırlı sermayeyi arsaya yatırdığımda fabrikanın makinesine, teçhizatına para kalmıyor' diyen sanayici için de yeni bir modeli tamamlamak üzereyiz. Artık biz bir sanayi gayrimenkul şirketi kurma noktasına geldik. Arsayı alacağız, altyapısını yapacağız, projeye göre gerektiğinde fabrika binasını da biz yapacağız. Sonra isteyen sanayicimize kiraya vereceğiz. İsteyene de 30 yıl vadeyle satacağız. Amacımız, arazi almak istemeyen yabancı yatırımcıyla sermaye yetersizliği olan yerli yatırımcıyı üretim ve yatırıma teşvik etmek."

    Türkiye Kalkınma Bankası'nı "Sanayicinin Bankası" haline getireceklerini ifade eden Işık, burada sanayiciye daha fazla kredi verileceğini ve sıkıntılarının giderilmesi için yardımlar olacağını söyledi.

    www.sanayi.gov.tr kaynaklı haberimizi sanayi sektöründe faaliyet gösteren okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Mersin’in Erdemli İlçesi’ndeki Akdeniz Ortaokulu öğrencisi Furkan Faruk Aslan, bir bot üzerine monte ettiği sistem ile yürüyerek 9 voltluk elektrik üretmeyi başardı.

    Daha önce küçük çaplı projeler yapan 15 yaşındaki 8’inci sınıf öğrencisi Furkan Faruk Aslan, teknoloji tasarım öğretmeni Nazan Ayar’ın önderliğinde, elektrik üretme teknikleri çalışmaları kapsamında yaptığı projesi ile patent ve girişimcilik başvuru hakkı elde etti. Bu kapsamda ayakkabı altına yerleştirdiği mıknatıslı dinamo sayesinde 9 voltluk elektrik üretmeyi başaran Aslan, elde edilen enerji ile cep telefonu şarjı yapılabildiğini söyledi.

    ’Adım Adım Enerji’ adını verdiği projesi Ar- Ge Proje Pazarı 2015 yarışmasına da katılıp dikkatleri üzerine çeken Aslan, "Her zaman enerji üzerine bir proje hazırlamak istedim. İnsanların bir çoğu cep telefonu kullanıyor. Ben de insanlar yürürken cep telefonu nasıl şarj edilir düşüncesi ile projemi geliştirdim. Bir bot üzerine yerleştirilen mıknatıslı dinamo ile güneş pilinin dolmasını sağlıyoruz. 200 metre yürüdükten sonra ayakkabı üzerinde bulunan 9 voltluk akü doluyor ve cep telefonu şarj edilebiliyor. Şimdi bundan sonraki amacım yakıtsız Jeneratör yapmak olacak" dedi.

    Teknoloji ve tasarım öğretmeni Ayar ise Aslan’ın çok yönlü bir öğrenci olduğunu fikirleri ile yaşıtları arasında dikkat çektiğini belirterek, "Teknoloji ve tasarıma olan ilgisi çok fazla. Çok güzel projeler üretiyor. Gelecekte Türkiye’nin çok konuşacağı bir kişi olacağına eminim. Gerçekleştirdiği proje ise hem son derece kullanışlı hem de insanlığa yarar sağlayacak." diye konuştu.

    Geliştirilen bu proje hayata geçirilirse, insanlar telefonlarını şarj etmek için priz başında beklemek yerine, yürüyüşe çıkıp her adımda telefonlarını şarj edebilecek.

    Daha 15 yaşında olmasına rağmen böylesine güzel projelere imza atan genç mucitimiz Furkan Faruk AslanGirişim Haber olarak tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

    Milliyet kaynaklı haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Uzun yıllardır hayali kurulan “Yerli Uçak” gerçek oldu.“Bölgesel Uçak Projesi” kapsamında üretilecek uçaklar Türk havacılık ve uzay sanayiinde yeni bir sayfa açıyor. Yolcu uçakları, milli imkânlar kullanılarak Türkiye’de üretilecek.

    Türk Havacılık sanayii, yeni bir çağa giriyor. Türkiye’de üretilen uçakların hem ülke ihtiyaçlarını karşılaması hem de tüm dünyaya pazarlanması hedefleniyor. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın koordine ve himayelerinde başlatılan ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından yürütülen “Bölgesel Yolcu Uçağı” Projesi ile Türk havacılık sanayiinde önemli seviyede teknolojik yetkinlik kazanılacak ve işgücü istihdamı sağlanacak.

    Yeni Bir Dönem Başlıyor

    İstanbul Haliç Kongre Merkezi’ndeki “Yerli Uçak” tanıtım töreninde konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, projenin Türkiye ekonomisine getireceği katma değere değinerek, “Bir an önce, üretime hazır, sertifikasyonu olan bir model üzerinde yoğunlaşmak gerekiyordu. Dornier’in tüm telif haklarının alınmasıyla bu çalışma tamamlanıyor. 2023 yılında Milli bölgesel uçağımız ile milli muharip uçağımız aynı anda göklerde olacak. Bu aslında toplumumuzu da birbirine entegre eden bir proje. Bölgesel uçaklarımız ile herkes her yere uçabilecek. Bu uçaklarla sivil ve askeri ihtiyaçların karşılanacağı çok yeni bir dönem başlıyor.” diye konuştu.

    Tüm Hakları Türkiye’nin

    Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından ana yüklenici olarak görevlendirilen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) ile ABD’de Eren ve Fatih Özmençiftinin sahibi olduğu Sierra Nevada Corporation (SNC) arasında bir mutabakat imzalandı.

    STM, Savunma Sanayii Müsteşarlığı iştiraki olarak, Milli Gemi Projesi (MİLGEM) başta olmak üzere, hayata geçirilmiş çok sayıda önemli projenin yüklenicisi konumunda Türk savunma sanayine hizmet veriyor. Fatih Özmen - Eren Özmençiftinin sahip olduğu SNC firması, 3000’den fazla çalışanıyla havacılık ve uzay alanında 50 yılı aşkın bir süredir sistem entegratörü ve elektronik sistem sağlayıcısı olarak Amerika'da faaliyet gösteriyor. Bu iki önemli firmanın işbirliği sonucunda, tamamen özgün olarak tasarlanıp geliştirilecek olan 60-70 yolcu kapasiteli milli uçağımız TRJ-628, 2023 yılına kadar göklerde olacak. Söz konusu proje ile ülkemiz, tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları kendine ait olacak şekilde küresel ölçekte pazarlanabilir özgün uçaklara sahip, dünya sivil havacılığının önemli aktörlerden biri haline gelecek.

    Bölgesel milli uçağımız TRJ-628’e giden yolda süreci hızlandırmak amacıyla, halen çeşitli ülkelerde aktif olarak kullanılmakta olan 32 kişilik bir uçak modernize edilerek TRJ-328 ve T-328 adıyla Türkiye’de kurulacak bir tesiste üretilecek. Teknoloji transferi yapılarak üretilecek Jet ve turboprop (pervaneli) motor seçenekli bu uçakların da tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları ülkemize ait olacak.

    Milli Firmalar Seferber Oluyor

    Türkiye’de kurulacak fabrikada imal edilecek uçakların alt sistemlerinin üretiminde STMönderliğinde Türkiye’nin havacılık firmalarının da görev alması öngörülüyor. Yerli sanayimizin azami katkısıyla hayata geçirilecek olan “Yerli Yolcu Uçağı” projesi, ülkemizde KOBİ seviyesindeki havacılık endüstrisinin gelişimine de önemli katkılar sunacak.

    İki Farklı Motor Seçeneği ve Çok Amaçlı Kullanım

    Tamamen yerli imkânlarla geliştirilecek olan 60-70 yolcu kapasiteli milli uçağımızın TRJ-628 ve TR-628 adlarıyla “jet” ve “turboprop” olarak Türkiye’de geliştirilmesi ve üretilmesi öngörülüyor. Bu uçaklara ait hız, menzil ve diğer teknik detaylar, tasarım ve geliştirme aşamasında belirlenecek.

    32 kişilik jet motorlu olarak üretilecek TRJ-328 uçağı, 3.720 kilometre uçuş menziline sahip olacak. Saatte 750 kilometre hızla gidebilen bu uçakların kalkışı için yaklaşık 1400 metrelik kısa pistler bile yeterli olacak. Aynı uçağın T-328 turboprop modeli ise saatte 620 kilometre hızla 1.850 kilometre menzile uçabilecek. TRJ-328 ve T-328 uçakları, yolcu uçağı haricinde kamu ve özel sektör ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde ambulans uçak, deniz karakol uçağı, VIP uçak, askeri nakliye uçağı ya da istihbarat görevleri için de kullanılabilecek.

    Türk Havacılığı İçin Büyük Avantajlar

    Türkiye’de üretilecek olan uçaklar, Türk havacılık sanayii açısından çok önemli avantajları da beraberinde getiriyor. Bu uçaklarla, kısa mesafelerde büyük uçaklara göre yüksek dolulukta çapraz uçuşlar yapılabilmesinin getireceği maliyet avantajları ile Türk ekonomisine çok ciddi katma değer sağlanacak. Uçakların kısa pistlere ve uygun olmayan zeminlere iniş kalkış yapabilecek olması sebebiyle yurt içi uçuş ağı küçük şehirleri de içine alacak şekilde genişleyecek.

    Gelişmiş Bir Havacılık Endüstrisi Oluşacak

    Bu proje ile birlikte, Türkiye’de gelişmiş bir havacılık endüstrisi oluşacak. Binlerce kişinin istihdamı anlamına gelen bu gelişme ile ülkemizin -teknoloji ağırlıklı- ürün ihracatına da önemli katkılarda bulunulacak. Yerli kaynakların etkin kullanımıyla ülkemiz, dünya sivil havacılığında önemli aktörlerden biri haline gelecek.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Dünya çapında STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics) alanına pek çok proje ile katkı sağlayan teknoloji devi Intel’in sponsorluğunda Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen geleneksel "Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı" (ISEF)çerçevesinde düzenlenen yarışmalar sonuçlandı. Fuarda Türkiye’yi temsil eden projelerden ikisi toplamda dört ödüle layık görülerek Türkiye’yi gururlandırdı.

    Mayıs ayında Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen 66. Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı’nda bu sene 70’in üzerinde ülkeden 1.700’ü aşkın öğrenci, toplam 4 milyon dolarlık ödül ve burs için yarıştı. Pittsburgh’ta gerçekleştirilen etkinliğe Türkiye’den katılan projeler TÜBİTAK Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri yarışmasından seçilmişti.

    Türkiye Adına Yarışan Dokuz Projeden 2’si Dört Farklı Ödüle Layık Görüldü

    Intel’in eğitim ve girişimciliğe yaptığı önemli yatırımlardan biri olan Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı’na katılabilmek amacıyla her yıl farklı ülkelerdeki yerel yarışmalara 7 milyona yakın öğrenci katılıyor. ABD’de Society for Science and The Public tarafından düzenlenmekte olan fuar, 1997 yılından beri Intel sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.

    Türkiye’den katılan projelerden olan, radyasyondan koruma amacıyla geliştirilen kıyafet, American Chemical Society’den ikincilik ve NASA’dan üçüncülük ödülleri alırken; kimya alanında da ikincilik büyük ödülüne layık görüldü. Proje kapsamında geliştirilen yeni radyasyon önleyicisinin, gelecekte başta tıbbi uygulamalar olmak üzere, endüstri, tarım ve askeri alanlarda da geniş bir kullanım alanına sahip olacağı öngörülüyor. Altın Telde Direnç ve İletkenliğin Kuantize Özelliğinin Görüntülenmesi projesi ise fizik ve astronomi alanında üçüncülük büyük ödülüne layık görüldü. Projeyi gerçekleştirmek için DNA biyomolekülleri ile çalışıldı.

    “Gençlerimiz Ülkemizi Başarıyla Temsil Ettiler”

    Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, “Intel olarak inovasyon kültürünün gelişmesinde gençlerin rolünün çok büyük olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, dünya çapında 70 ülkede eğitime katkı yönünde son 10 yılda 1 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. Eğitim çalışmalarımız kapsamında Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan işbirliği çerçevesinde yaklaşık 200 bin öğretmen ve 100 bin öğrenciye ulaşıldı. Şu anda İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yürütülmekte olan Gelecekte Eğitim Projesi ile de İstanbul’da bulunan 120 bin öğretmene eğitimde teknoloji kullanımı alanında eğitimler sağlanması için çalışılıyor. Tüm bunların yanı sıra, Intel olarak Türkiye’den milyar dolarlık teknoloji girişimleri çıkmasına katkıda bulunabilmek için çaba gösteriyoruz. Intel Türkiye olarak bu konu üzerinde ısrarla çalışıyoruz, hayallerimiz büyük, yapacak çok işimiz var. Başarılı olmak zorundayız, çünkü biliyoruz ki, en güçlü toplumlar, girişimci toplumlardır. Bu çerçevede, lansmanı Mart ayında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fikri Işık’ın katılımlarıyla gerçekleşen ‘Galileo İcat Kiti Üniversitelerde’ projemizin Türkiye’de bugüne kadar uygulanmayan ölçekte ve katma değerde bir proje olduğunu da memnuniyetle ifade etmek isterim. Proje kapsamında 37 üniversiteden 60 hocamıza 1050 adet Galileo icat kiti hibe edildi. Bu üniversitelerdeki öğrenciler de Galileo icat kitleri ile geliştirdikleri projeleriyle tüm Türkiye’ye yönelik olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile birlikte yürütmekte olduğumuz bir yarışmaya başvuru yapabiliyorlar. Yarışma birincisine 25 bin TL nakit ödülün yanı sıra, bu yıl Avrupa’da düzenlemekte olduğumuz Challenge Up yarışmasının finali niteliğindeki 30 Kasım – 2 Aralık tarihleri arasında Londra’da düzenlenecek olan zirveye doğrudan katılım hakkı sağlıyoruz. Finalistler zirvede, içinde Intel Capital’in de olduğu girişim sermayesi şirketleri ile bir araya gelme imkânına sahip olacaklar. Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile bu yıl gerçekleştirdiğimiz önemli bir proje de San Francisco’da açılan Tjump girişimci hızlandırma merkezinin teknoloji ortağı oluşumuz. Türk girişimcileri ABD’de bulunan yatırımcı ve girişimciler ile buluşturmanın giriçimcilerimizin ufkunu genişleteceğini ve milyar dolarlık teknoloji girişimleri yolunda önemli bir adım atılmış olacağını düşünüyoruz”şeklinde konuştu.

    Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik dallarına ilgilerini artırmak için düzenlenen Intel ISEF yarışması da, bu çalışmaların önemli bir ayağı olduğunu belirten Aydın, sözlerinin şöyle sürdürdü: “Türk gençlerinin, TÜBİTAK tarafından seçilen projelerinin Intel ISEF’ten ödüllerle dönmesinden, NASA’nın gençlerimizin projesini ödüle değer bulmasından büyük gurur duyuyoruz. Bu ödüller, Türkiye’den milyar dolarlık teknoloji girişimleri çıkarma çalışmalarımız için bize umut veriyor.”

    "Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı" (ISEF) hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.intel.com.tr web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Girişim Haber olarak Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı'nda ülkemizi temsil ederek bizleri gururlandıran "Geleceğin bilim insanları"nı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'ta Proje Eğitimleri başlıklı yeni bir program başlattıklarını belirterek, "Önce biz bu proje kültürünü sanayici ve akademisyenlere kazandırmamız lazım. Maalesef üniversitelerimizin pek çoğunda proje yapma kültürü dahi yok. Hele hele kaliteli proje çıkarmakta zorlanıyoruz." dedi.

    Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Genel Kurulu'nda konuşan Işık, Türkiye'nin bilgi toplumu olması gerektiğini söyledi.

    "Üretimin de sanayimizin de bu noktada bir evrime ihtiyacı var." diyen Işık, "Güçlü bir sanayi altyapısı olmayan ülkeler teknolojik dönüşümünü yapamadılar. Şu anda dünyada teknolojik dönüşümü başaran ülkelerin hemen hemen tamamı güçlü bir sanayi altyapısına sahip olan ülkelerdir. Türkiye'nin bugün bilgi toplumuna geçişi sağlayacak bir sanayi altyapısı var. Artık bilgi odaklı üretime daha fazla ağırlık vermeliyiz. Bunun için de Ar-Ge ve inovasyon artık sanayimizde bizim mecburi istikametimiz. Bunun dışında başka bir yolumuz da yok." ifadesini kullandı.

    Türkiye'nin katma değeri yüksek ürün üretmediği takdirde, Uzakdoğu ile dünyanın gelişen ülkeleriyle rekabet şansını her geçen gün kaybedeceğini vurgulayan Işık, Türkiye'nin ucuz iş gücü rekabetiyle avantaj sağlama döneminin sona erdiğini, artık Türkiye'nin nitelikli iş gücü, bilgi ve Ar-Ge ile avantaj sağlama dönemine geçtiğini kaydetti.

    "600'ün Üzerinde Nitelikli Bilim İnsanımız Türkiye'ye Tekrar Döndü"

    Ar-Ge maliyetini hükümet olarak sanayicinin sırtına yüklemediklerini, yaptıkları tüm düzenlemelerle külfeti bölüştüklerini anlatan Bakan Işık, "Ar-Ge merkezleri kuran firmalarının yaptığı her yüz liralık harcamanın neredeyse 40 lirasını biz karşılıyoruz. Teknoparkta çok ciddi teşvikler veriyoruz. TÜBİTAK ve KOSGEB ile destekliyoruz"şeklinde konuştu.

    Bakan Işık, "tersine beyin göçü" konusuna çok önem verdiklerine işaret ederek, şunları söyledi: "Şu ana kadar 600'ün üzerinde nitelikli bilim insanımızı Türkiye'ye tekrar döndürdük. Ama Almanya, ABD, Japonya gibi teknolojisinin çok gelişmiş olduğu merkezlerdeki bilim insanlarımızın Türkiye'ye dönmesinden ziyade Türkiye ile işbirliği yapılmasını önemsiyoruz. Gelin, Türkiye'nin sanayicisiyle, akademisyenleri, gerekirse dışarıdaki beyin gücünü bir araya getirelim, ortak projeler yapalım. Biz buna devlet olarak da destek verelim ama bu Ufuk 2020'den en az bir milyar avro proje alalım. Bununla ilgili çok ciddi gayret gösteriyoruz."

    "Üniversitelerimizin Pek Çoğunda Proje Yapma Kültürü Yok"

    "TÜBİTAK'ta yeni bir program başlattık" diyen Bakan Işık, "Proje eğitimleri. Önce biz bu proje kültürünü sanayici ve akademisyenlere kazandırmamız lazım. Maalesef üniversitelerimizin pek çoğunda proje yapma kültürü dahi yok. Hele hele kaliteli proje çıkarmakta zorlanıyoruz. Bunun için özellikler sanayicilerimize çağrımız. Ne olur bu Ar-Ge ve inovasyona daha çok yatırım yapın. Ne oluyor kendi alanınızda bilgi ve teknoloji üretebilecek bir anlayışı daha fazla benimseyin. Biz bu konuda hükümet olarak her türlü desteği veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

    Sanayicilerden proje beklediklerini anlatan Işık, GOSB'deki sanayicilerin ciddi gayret gösterdikleri takdirde, sadece kendi firmalarını büyütmeyeceklerini, aynı zamanda Türkiye'nin gelişmesine de çok ciddi katkı sağlayacaklarını belirterek, bu konuda Bakanlık ve hükümet olarak işbirliğine hazır olduklarını kaydetti.

    Işık, OSB'lerdeki endüstri meslek lisesi sayısının 66'ya ulaştığını anımsatarak, "OSB'lerin içerisinde meslek yüksek okullarını destekleyeceğiz, teşvik edeceğiz. Çünkü OSB'lerin şu anda en önemli ihtiyacı nitelikli insan. Pek çok şehrimizde nitelikli insan bulamam korkusundan insanlar yatırımı arttıramıyor, fabrikasını büyütemiyor. Bu sorunu adım adım çözüyoruz" ifadesini kullandı.

    Haberimizi sanayici ve akademisyen okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, rüzgardan enerji elde edilmesi konusunun Türkiye'de hızla geliştiğini, ancak teknolojinin tamamen ithal olduğunu belirterek, "Teknolojiyi üreten olmak Türkiye'nin en önemli hedeflerinden biri." dedi.

    Fikri Işık, İstanbul Ulaşım AŞ'de düzenlenen "Milli Rüzgar Enerji Sistemleri (MİLRES) Geliştirilmesi ve Prototip Türbin Üretimi Projesi" tanıtım törenine katıldı. Törende konuşan Işık, Türkiye'nin en fazla ihtiyaç duyduğu alan olan enerjide özellikle dışa bağımlılığı azaltacak yatırımların Türkiye için öncelikli stratejik yatırımlar olduğunu söyledi.

    Türkiye'deki enerji ihtiyacının hızlı şekilde arttığına, ülkenin yenilenebilir enerji alanına yoğun yatırım yaptığına işaret eden Işık, şöyle devam etti:

    "Sayın Bakan Taner Yıldız ile protokol imzaladık, Konya-Karapınar Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi'nin 3 bin megavatlık enerji üretimini başlatacağız. Niğde ve Karaman'da da 300'er megavatlık güneş enerjisinden enerji üretimini başlatacağız. Rüzgarla ilgili konu, Türkiye'de hızla gelişen bir konu ama maalesef teknolojiyi tamamen ithal ediyoruz. Teknolojiyi üreten olmak Türkiye'nin en önemli hedeflerinden biri, bu yüzden bu projeyi önemsiyoruz. Burada önemli olan üretilen prototipin yüzde 90'ından fazlasının yerli üretim olması."

    Bakan Işık, bu teknolojinin yerlileşmesi ile yaklaşık 15 milyar dolarlık bir dövizinin Türkiye'de kalmasının sağlanacağını dile getirerek, "Proje ile doğrudan 100 bin kişilik, dolaylı olarak da 250 bin kişilik bir istihdam sağlanacak." diye konuştu.

    Fikri Işık, üretilen teknolojiden İstanbul Ulaşım AŞ'nin, araçların frenlemesi esnasında oluşan enerjiyi geri kazanarak, kendi enerji maliyetlerini düşürecek bir projenin de hayata geçirileceğini aktardı.

    "3 Bin Megavatlık Arza Çıktık, 43-44 Bin Megavatlık Talep Geldi"

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da bugüne kadar yerlileşme ve yerli üretimle alakalı yaptıkları her protokolün faydalı sonuçlar getirdiğini belirterek, bunun Türkiye'nin sanayisi açısından son derece önemli olduğunu söyledi.

    Türkiye'nin dünyadan, enerji sektörünün de ekonomiden daha hızlı büyüdüğüne dikkati çeken Yıldız, "Çünkü büyümek zorunda. Hal böyle olunca hem büyümenin hem de değişimin doğru yönetilmesi lazım. Yerli kaynaklarımızdan, bunların yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan yapılıyor olması lazım." dedi.

    Bakan Yıldız, şu anda işletme halinde yaklaşık 4 bin megavatlık, inşa halinde ise 2 bin megavatlık rüzgar santrali bulunduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti:

    "Bizim, işletme giderlerini düşürürken, yatırım maliyetlerini cari açığı olumsuz etkileyecek şekilde bir eylemde bulunmamamız lazım. Geçenlerde yatırımcımızın siyasi istikrara duyduğu güvenin, enerji sektör politika ve stratejilerine duyduğu güvenin bir eseri olarak rüzgarla alakalı 3 bin megavatlık arza çıktık, 43-44 bin megavatlık talep geldi. Bu hem ülkemizin siyasi istikrarına hem de enerji sektörüyle alakalı yapılanmaya çok önemli bir destek anlamına geliyor. İş bununla bitmeyecek bu gelişecek, büyüyecek."

    Hem özel sektörün hem de akademisyenlerin bu pazarın yerli kaynaklarla doldurulmasına mutlaka katkıda bulunmaları gerektiğini vurgulayan Yıldız, "Bir traktör yaklaşık 5 bin parçadan, binek araba 10 bin 200 civarında parçadan, nükleer güç santrali ise 515 bin parçadan oluşuyor. Bunların hepsini biz yapacağız. İsterse 10 yıl, isterse 20 yıl sürsün ama sonuçta bir genç kardeşim bizim yaşlarımıza geldiğinde artık bütün bunların hepsi yerli kaynaklardan yapılmış olacak." diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Bakanlar Işık ve Yıldız ile Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üye Güler Sabancı ve diğer yetkililer prototip rüzgar türbininin tanıtımını izledi. Ardından Işık ve Yıldız, prototip türbinin içine girerek incelemelerde bulundu.

    Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Bütçeli Sivil Ar-Ge Projesi: MİLRES

    Açılışta verilen bilgilere göre, yaklaşık 3,5 yıl önce başlayan MİLRES Projesi, müşteri kurumu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olan ve TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projeleri Destekleme Programı (1007 Programı) tarafından tamamen yerli imkanlarla desteklenen, başladığı tarih itibariyle Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçeli sivil Ar-Ge projesi.

    Proje ortaklarından Sabancı Üniversitesi, "Proje Yönetimi, Mekanik Sistemler" ana iş paketinden, TUSAŞ/TAİ "Türbin Kanatları" ana iş paketinden, İstanbul Ulaşım AŞ "Kontrol ve Elektronik Sistemler" ana iş paketinden, TÜBİTAK MAM "Generatör ve Elektrik Sistemleri", İstanbul Teknik Üniversitesi ise "Rüzgar Analizi ve Yapı Sistemleri" ana iş paketinden sorumlu bulunuyor.

    Projenin birinci aşamasında 9 değişik üniversiteden ve kurumdan 98 araştırmacı ile 23 lisansüstü öğrenci görev alıyor.Projede endüstriyel ölçekte 2,5 megavat elektrik üretimi yapabilen rüzgar türbinlerinin tamamen özgün ve yerli teknoloji ile geliştirilmesi ve prototipinin üretilmesi hedefleniyor.

    Projeyle, tasarımı ve teknolojisi Türkiye'ye ait, özgün ve dünya standartlarında rekabetçi bir rüzgar sanayinin kurulması için gereken altyapıyı oluşturmak, uzun dönemde toplam 40 Gigavat rüzgar enerjisi kapasitesi kurulumu için yurt dışına çıkması beklenen toplam 40 milyar dolar civarındaki kaynağın yüzde 25'inin yerli türbin teknolojileri ile karşılanıp 10 milyar dolar ulusal kaynağın yurt dışına çıkmasını önlemek, Türkiye'de rüzgar türbini alt sistemlerinin üretim ve test altyapısının geliştirilmesi, Türk sanayici ve işçilerine iş olanaklarının sağlanması, bu alanda işgücünün de yetiştirilmesiyle, yerli üretimin canlandırılması ve benzer pazarlara ihracat potansiyelini değerlendirmek, rüzgar santralleri için; kule, kanat, generatör ve ilgili güç elektroniği sistemlerini geliştirmek amaçlanıyor.

    www.milres.org.tr kaynaklı haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Türkiye’nin ilk girişim sermaye şirketiiLab Holding, 15. yılını iLab Fest ile kutladı. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı festival, survivor konseptli yarışmalar ve Ozan Çolakoğlu’nun etkileyici performansıyla gerçekleşti.

    Polonezköy Village Park’ta hafta sonu bir araya gelen iLab Holding çalışanları, 15. yılını iLab Fest ile kutladı. “Birlikte Daha Güçlüyüz” sloganıyla bir araya gelen iştirak şirketleri 15 yıldır büyüyen coşkuyu hep birlikte müzik ve outdoor etkinlikleriyle güzel bir günde yaşamış oldu. iLab Fest, sürpriz hediyeler, heyecanlı yarışmalar ve Ozan Çolakoğlu’nun etkileyici performansıyla eğlenceli bir güne ev sahipliği yaptı.

    iLab Holding, yüksek büyüme potansiyeli olan şirket ve projelere yatırım yapmak üzere 2000 yılında kurulan, odağında internet ve teknoloji yatırımları olan Türkiye’nin ilk kurumsal “girişim sermayesi”şirketi.

    Bünyesinde Kariyer.net, Sigortam.net, Gittigidiyor, Emlakjet.com, Cimri.com, Unnado.com, Hangikredi.com, Neredekal.com, Dijimecmua, Unisbul, ChemOrbis ve SteelOrbis gibi Türkiye’nin önemli internet siteleri bulunmakta.

    iLab Holding Kurucu Başkanı Mustafa E. Say, konuşmasında, 15 yıl önce “Türkiye’nin internet dönüşümüne katkı sağlayacağız” sloganı ile yola çıktıklarını hatırlatarak, kurumların rekabet güçlerini artırmak ve müşterilerinin hayatlarını kolaylaştırmak ve onlara daha iyi bir gelecek sunmak için çözümler üretmeye devam edeceklerini belirtti. Nitelikli insan kaynağı ve teknoloji ile yaratıcı hizmetleri hayata geçirerek topluma değer katan holding bünyesindeki yenilikçi şirketlerin, bu değişime katkı sunmaya devam ettiğini söyleyen Mustafa E. Say, iLab Holding’in başarılı uygulamalara desteğinin ve yatırımlarının gelecekte de süreceğini sözlerine ekledi.

    iLab Holding hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz www.ilab.com.tr web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    Teknoloji ve bilişim projesi olan gençleri projelerini hayata geçirmek için yatırımcılarla bir araya getiren, “Teknoloji Melekleri Proje Pazarı” etkinliği 15 Haziran 2015 Pazartesi günü İstanbul Ticaret Odası’nda gerçekleşti.

    İstanbul Kalkınma Ajansı destek programı kapsamında İstanbul Ticaret Odası’nın düzenlediği etkinlikte 15 genç girişimci projelerini akademisyenlere ve melek yatırımcılara sundu. Başarılı olan girişimciler Silikon Vadisi’ne gönderilerek projelerini dünya çapında tanıtma fırsatı bulacak.

    Kadın istihdamına yönelik hayata geçirilmiş olan “Teknoloji Melekleri” projesi en önemli katma değer unsuru olarak, gelişme potansiyeli yüksek olan teknoloji/bilişim sektörüne yönelik nitelikli insan kaynaklarının ve yaratıcı iş fikirlerinin geliştirilerek sektör tarafından ticarileşmesini sağlıyor. Proje kapsamında düzenlenen eğitim programlarına katılan öğrenciler, sektöre yönelik ürettikleri uygulamaları ve dijital iş fikirlerini düzenlenen proje pazarı dahilinde işletmeler ile paylaşabilme imkanına sahip oluyorlar. Böylece üretilen fikirlerin ticarileşmesi, sektörün ise yenilikçi fikirleri tanıması sağlanıyor. “Teknoloji Melekleri” projesinde başarılı öğrenciler Silikon Vadisi’ne gönderilerek projelerini dünyaya duyurma fırsatı yakalıyor.

    “Teknoloji Melekleri Proje Pazarı” etkinliğinde konuşma yapan TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hatice Dinçbal Kal, “TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu olarak kuruluşumuzun amacı kadın istihdamı ile kadın girişimciliğin önünü açmak ve yaygınlaşmasını sağlamaktır. Öncelikle tüm bu faaliyetlerimizde bizlere destek olan sayın başkanım İbrahim Çağlar’a, yönetim kuruluna, genel sekreterliğimize ve bizimle çalışan herkese huzurunuzda teşekkür ederim.  Kadın istihdamı ve girişimciliğe yönelik Fikrim Artık İşim ve Teknoloji Melekleri projelerimizi hayata geçirdik. Bu projelerde, girişimci oldular, kurul üyesi oldular ve hala bizimle birlikte bulunuyorlar. Bugün ise İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan destek aldığımız İstanbul Ticaret Odası Liderliği’nde ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ile birlikte gerçekleştirdiğimiz “Teknoloji Melekleri” projemizin finalindeyiz. Gerçekleşecek sertifika törenimizde Teknoloji Melekleri kapsamında kursiyerlerimiz sertifikalarını alacaklar ve aynı zamanda genç kızlarımız yaptıkları projelerini akademisyenlere ve melek yatırımcılara sunacaklar. Başarılı isimler Silikon Vadisi’ne gönderilecek. Son yıllarda da gördüğümüz üzere her işin başı teknoloji ve teknoloji de çok hızlı gelişiyor. Mobil teknolojilerinde de akıllı telefon ve internet kullanımı hızla artıyor. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda internet kullanımı 2015 yılı sonuna doğru dünya da 4 milyara ulaşacak. Türkiye’de de interneti 45 milyon kişi kullanıyor. 2014 yılı itibariyle 9 milyon akıllı telefon kullanıcısı var.  Dolayısıyla biz de mobil teknolojilerinde başarılı olmuş projelerimizin dünyaya tanıtımında kızlarımızın da yer almasını amaçlıyoruz.” açıklamalarında bulundu.

    "Teknoloji Melekleri Projesi" hakkında daha detaylı bilgi edinmek istersenizwww.teknolojimelekleri.com web adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


    0 0

    ''Anı yaşamak mı? Anın fotoğrafını çekip paylaşmak mı? Sizce hangisi? Anı yaşayanlardansanız fotoğraf çekip sosyal ağlarda ıpaylaşmak aklınıza gelmez, keyfini sürersiniz. Fakat; anı yaşamadan hemen fotoğraf çekip paylaşmaya koyuluyor ve sürekli beğeni ve yorumlara gebe bir gün geçiriyorsanız evet siz sosyal medyanın kölesisiniz'' diyor İletişim Uzmanı Pınar Pişirgen.

    Teknoloji, akıllı telefonlar, tabletler ve dahası artık hayatımızın vazgeçilmezleri...Doğru kullanıldıklarında hayatımızı son derece kolaylaştıran bu cihazların bir de yan etkileri var ki ''bağımlılık'' ve bu bağımlılıkla gelen "iletişimsizlik", içine kapanma ve konuşma organımız olan ağızdan çok ellerin işlemesi insanlar arası yüz yüze iletişimin baş düşmanıdır.

    Sosyal medya bağımlılığı, kişiyi tamamen kendisine köle edici bir etkiye sahiptir. Öyle ki; beğeni sayısı ve uzayıp giden ama hiçbir işe yaramayan arkadaş listesi ile kendini motive eden ve bu durumlara endeksli mutlu olan insanlar var. Öyle sanıyorum ki; önümüzdeki yıllarda durum daha da vahim bir hal alacak ve tedavisi en zor psikolojik rahatsızlıklardan birisi olacaktır. Eğer herhangi bir maddeye, sigaraya ve hatta şans oyunlarına bağımlı olarak yaşıyor ama kurtulmak istiyorsanız uzman yardımıyla bunlar mümkün ve uzaklaştırılmanızın yolları var, tedavi edilebilir durumlardır. Öte yandan sosyal medyanın bağımlısı ve hastası olmuşsanız durum daha da zorlaşıyor çünkü telefon ve internet her saniye elinizin altında. Her saniye erişebilir olma durumu da, bağımlılıktan kurtulmayı bir o kadar zorlaştıran tek durumdur.

    Aile içi iletişimi, sosyal çevrenizi, iş arkadaşlarınız ile iletişiminizi ve hatta evliliğinizi bile son derece olumsuz etkileyebilecek kadar güçlü bir bağımlılıktır ''sosyal medya bağımlılığı''. Durumu sadece gençlerin üzerine yıkmaya çalışmak da son derece yanlıştır çünkü en az gençler kadar anne babalar da bağımlılar. Sabahtan akşama kadar çocuğunun fotoğraflarını, yaptığı keki pastayı, neredeyse her dakikasını paylaşan bir anne ile, yine akşamdan geceye kadar tüm zamanını internet karşısında geçiren bir baba da  maalesef ki çoktan bağımlı olmuşlardır. Evin içinde dolaşan küçük çocuklara son derece yanlış model olduklarının da farkında değillerdir.

    En ufak bir internet kesintisinde son derece gerginleşiyor, endişeye kapılıyor ve çözüm arayışına geçerken gerçek hayatınızı unutabiliyorsanız siz de bir sosyal medya kölesisiniz. Albert Einstein'ın dediği gibi ''Teknoloji bir gün insan etkileşiminin önüne geçecek ve ortaya aptal bir nesil çıkacaktır'' sözünü doğrulamayın ve çocuklarınızın da bu furyaya dahil olmasını engelleyin.

    Bir ailede bir kişinin aşırı internet bağımlısı olması, diğer yaşayan insanları da son derece etkileyen önemli bir durumdur. Sürekli olarak tartışma çıkmasına, gerginliğe ve hatta aile içi yaşanan kavgalara sebebiyet verir. Sabah uyanır uyanmaz birbirine günaydın demeden elini telefonlarına atan evli çiftler, attığı her adımı Facebook, Twitter, Instagram ve daha onlarca sosyal ağlarda paylaşan insanlar, beğenilmek için çeşitli yollar deneyenler ve hatta para ödeyerek beğeni satın alanlar, bir arkadaş ortamında kimsenin sohbet etmemesi, yemek yenmeden önce fotoğrafının çekilmesi ve paylaşılması, havada, denizde, karada ve hatta asansörde dahi yer bildirimleri ve selfiler...bizi bizden uzaklaştıran ve insanlar arası iletişimi yerle bir eden çok önemli yanlış durumlardır. Sosyal medyanın kölesi olmayın. Elinizdeki telefon sizin ve sizi ele geçirmesine asla müsaade etmeyin. Anı yaşayın, dozunda kullanın..hayat kısa..

    Haberimizi sosyal medya bağımlısı okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.


(Page 1) | 2 | 3 | .... | 5 | newer